Dönüşümün yarattığı etkiyi rakamlar da net biçimde ortaya koyuyor. Fiziksel POS ağırlıklı çalıştığımız dönemde kredi kartının toplam tahsilatlar içerisindeki payı yaklaşık %5 seviyesindeyken, Payten ile hayata geçirdiğimiz Sanal POS yapısıyla bugün bu oran %20–25 bandına ulaştı. Aynı zamanda yaklaşık 500 aktif bayi ve distribütörümüz sistemi kullanıyor.
Raif Aksel
Danone Alacak Yönetimi Uzmanı
Danone olarak Türkiye genelinde geniş bir bayi ve distribütör ağıyla çalışırken, tahsilat süreçlerimizin de bu yapıyı destekleyecek ölçüde hızlı, erişilebilir ve verimli olması bizim için önemli bir öncelik. Payten ile iş birliğimiz öncesinde kredi kartı tahsilatlarımız ağırlıklı olarak fiziksel POS cihazları üzerinden gerçekleştiriliyordu. Bu nedenle Müşteri Satış Yöneticilerimizin kredi kartı tahsilatı gerçekleştirebilmek için fiziksel POS cihazlarıyla müşterilerimizi ziyaret etmesi gerekiyordu.
Bu yapı, tahsilat sürecini saha operasyonuna bağımlı hale getirirken seyahat, zaman ve operasyonel kaynak kullanımı açısından da önemli bir iş yükü yaratıyordu. Özellikle farklı şehirlerdeki müşterilerimize ulaşılması gereken durumlarda, dijital olarak gerçekleştirilebilecek bir tahsilat işlemi için ciddi bir saha eforu oluşabiliyordu.
Bu nedenle temel önceliğimiz, müşterilerimizin bulundukları yerden güvenli, kolay ve hızlı şekilde ödeme yapabilecekleri, saha bağımlılığını azaltan ve tahsilatın gerçekleşmesinden SAP kaydına kadar uzanan süreci mümkün olduğunca otomatikleştiren uçtan uca dijital bir tahsilat yapısı oluşturmaktı.
Payten ile birlikte kredi kartı tahsilat süreçlerimizi uzaktan ve dijital olarak yönetilebilen bir modele taşıdık. Bayi ve distribütörlerimizin ödeme linki aracılığıyla bulundukları yerden kredi kartı ödemelerini gerçekleştirebildiği Sanal POS yapısını devreye aldık. Çözümün en önemli bileşenlerinden biri ise SAP entegrasyonu oldu. Gerçekleşen tahsilatlara ilişkin kayıtların SAP’ye otomatik olarak aktarılmasını sağlayarak ödeme ile ERP kayıt sürecini birbirine bağladık.
Böylece yalnızca yeni bir dijital ödeme kanalı oluşturmakla kalmadık; müşteriye erişimden tahsilata, tahsilattan muhasebe kaydına kadar uzanan operasyonel akışı daha entegre ve otomatik bir yapıya dönüştürdük.
Bu dönüşümün en önemli katkılarından biri, tahsilat sürecindeki zaman ve lokasyon bağımlılığının önemli ölçüde azalması oldu. Bayi ve distribütörlerimiz artık ödeme linki üzerinden bulundukları yerden kredi kartıyla ödeme yapabiliyor. Bu da müşterilerimize ödeme süreçlerinde daha fazla kolaylık, hız ve esneklik sağlıyor.
Şirketimiz açısından ise dönüşümün önemli bir operasyonel karşılığı bulunuyor. Önceki modelde Müşteri Satış Yöneticilerimizin kredi kartı tahsilatı gerçekleştirebilmek için fiziksel POS cihazıyla müşteriye gitmesi gerekirken, bugün tahsilat uzaktan gerçekleştirilebiliyor.
Bu sayede tahsilat amacıyla yapılan müşteri ziyaretlerine duyulan ihtiyaç önemli ölçüde azalırken, seyahat kaynaklı zaman ve maliyetleri azaltmak, saha ekiplerimizin zamanını ise satış ve müşteri yönetimi gibi daha katma değerli faaliyetlere ayırmak mümkün hale geldi. SAP entegrasyonuyla birlikte manuel operasyonların azalması da süreç hızının, operasyonel verimliliğin ve kontrol seviyesinin artırılmasına katkı sağladı.
Önceki yapıda kredi kartıyla ödeme alınabilmesi için gereken saha operasyonunun yanı sıra sliplerin toplanması, banka işlemlerinin kontrol edilmesi, SAP kayıtları ve mutabakat süreçleri de önemli ölçüde manuel operasyon gerektiriyordu. Bugün ödeme linki ve SAP entegrasyonu sayesinde bu süreç çok daha otomatik, hızlı ve kontrollü ilerliyor.
Dönüşümün yarattığı etkiyi rakamlar da net biçimde ortaya koyuyor. Fiziksel POS ağırlıklı çalıştığımız dönemde kredi kartının toplam tahsilatlar içerisindeki payı yaklaşık %5 seviyesindeyken, Payten ile hayata geçirdiğimiz Sanal POS yapısıyla bugün bu oran %20–25 bandına ulaştı. Aynı zamanda yaklaşık 500 aktif bayi ve distribütörümüz sistemi kullanıyor.
Bizim açımızdan bu dönüşümün değeri yalnızca kredi kartı tahsilat hacmindeki artışla sınırlı değil. Yeni yapı, kredi kartının tahsilat kanallarımız içerisindeki kullanımını artırırken saha operasyonunun, manuel iş yükünün ve manuel işlem kaynaklı hata riskinin azaltılmasına da önemli katkı sağladı. Sonuç olarak çözüm, yalnızca müşteri deneyimini geliştiren bir ödeme teknolojisi olmanın ötesine geçerek kaynak kullanımını iyileştiren ve tahsilat sürecini daha hızlı, erişilebilir ve verimli hale getiren bir dijital dönüşüm projesine dönüştü.
Payten’i tercih etmemizde teknolojik yetkinliği, entegrasyon kabiliyeti, ödeme sistemlerindeki deneyimi ve ihtiyaçlarımıza yönelik çözüm geliştirme yaklaşımı önemli rol oynadı. Özellikle Türkiye geneline yayılan geniş bayi ve distribütör ağımızın tahsilat süreçlerini daha merkezi ve dijital bir yapıya dönüştürme hedefimiz doğrultusunda, entegrasyon sürecinde ihtiyaçlarımıza hızlı karşılık verilmesi ve süreç boyunca sağlanan destek bizim için değerliydi.
Bugün Payten’i yalnızca bir teknoloji sağlayıcısı olarak değil, dijital tahsilat süreçlerimizin gelişimine katkı sağlayan bir iş ortağı olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de iş birliğimizi alternatif ödeme yöntemleri, raporlama, kullanıcı deneyimi ve otomasyon gibi alanlarda geliştirerek tahsilat süreçlerimizi daha ileri bir dijital olgunluk seviyesine taşımayı hedefliyoruz.